1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Türk Bilim İnsanı salgınla ilgili Korkutan Gelişmeyi Açıkladı: Duyunca inanamayacaksınız
Türk Bilim İnsanı salgınla ilgili Korkutan Gelişmeyi Açıkladı: Duyunca inanamayacaksınız

Türk Bilim İnsanı salgınla ilgili Korkutan Gelişmeyi Açıkladı: Duyunca inanamayacaksınız

Dünyayı uzun bir süredir etkisi altına alan Koronavirüsle ilgili korkutan Açıklama: Türk bilim adamının yaptığı açıklamalar gündemi sarstı. İşte detaylar

A+A-

Çin'de Başlayıp Daha sonra Dünyanın dört bir tarafına yayılan Koronavirüs salgını can almaya devam ediyor. Salgın tüm hızıyla sürerken bir çok ülke 2.Dalga endişesi yaşıyor

Doç Dr. Fatih Şahiner Virüslerle ilgili ise korkutan bir açıklama yaptı. Yaptığı Açıklama Habertürk'te yayınlandıktan sonra bir çok gazete ve haber sitesinde yer aldı.

İşte herkesi şaşırtan o açıklamaların detayları:

Habertürk'ten Ceyda Erenoğlu'nun haberine göre sivrisineklerle yayılan veya yiyecek ve sularla bulaşan bir virüs genelde bölgesel kalır. En tehlikeli ve hızlı yayılan bulaş şeklinin solunum yolu olduğu düşünülüyor. Solunum yolları ile bulaşan virüslerden SARS ve benzeri Korona virüsler veya bir influenza virüs (grip virüsü) türünün daha ciddi enfeksiyonlara neden olan bir türü geleceğin en korkutucu tablosuna yol açabilir.

Örneğin COVID-19 gibi bir virüsün ölüm oranı MERS-CoV gibi yüzde 30-35’lerde olsa veya Ebolavirus gibi yüzde 80-90’lara ulaşsaydı dünyanın sonu gelebilirdi. Biyolojik dünyada virüsler süregelen hayat dengesinin bir parçası olmaya devam etseler de arada çok ince bir çizgi olduğunu unutmamak gerekir.

Doç Dr. Fatih Şahiner yaptığı son değerlendirmede “Virüsler vektör olarak tedavi amaçlı aşı çalışmalarında farklı virüslerle mücadelede veya bakteriyofaj gibi antibiyotiklere dirençli bakteriyel enfeksiyonlarla savaşta kullanılmaktadır. Tedavi amaçlı kullanıldıklarında elektron mikroskobik düzeyde hücrelere dokunan küçük bir el gibi çalışırlar. Geçmişte insanlığı yok etmek isteyen kişilerce kötü amaçlı olarak kullanılmış olmaları yanında gelecekte de kullanılmaları muhtemeldir. Nükleer enerji gibi insanlığın yararına kullanılabilecekleri gibi bir atom bombasından daha fazla zarar verme potansiyeline sahip oldukları da unutulmamalıdır. Bu tip çalışmaların gelecekte “ulusal ve uluslararası güvenlik” başlığı altında dünya genelinde denetlemeye tabi tutulması gerekebilir” dedi. 

Şimdi gerçekte olmayan ve günümüz teknolojisi ile çok mümkün görülmese de gelecekte olması muhtemel en kötü senaryoları yazalım:

1. HIV virüsü gibi çok yüksek mutasyon hızına sahip, kromozomlarımıza entegre olabilen ve bağışıklık sitemimize saldıran, fakat SARS virüsü gibi solunum yolu ile bulaşan zoonotik (hayvan kaynaklı) yeni bir doğal virüs veya laboratuvarda üretilen bu özelliklere sahip yapay bir virüs.

2. Kuduz virüsü fark edilip aşı uygulanmadığında yüzde 100 ölümcüldür. Yine kuduz virüsü yarasalardan bulaşmakta ve sadece hayvan ısırması ile değil mağaralarda solunum yolu ile bulaştığı bilinen olgular bulunmaktadır. Bu virüs ile akraba bazı virüsler ise insanlarda hastalık oluşturmamakla beraber domates gibi bitkileri enfekte etmektedir. Senaryomuz yiyeceklerle bulaşabilen yüzde 100 ölümcül bir kuduz virüsü veya solunum yoluyla daha kolay yayılabilen kuduz benzeri bir virüs olabilir. (Örneğin; Hindistan'da son yıllarda sık bildirilen ve biyolojik silah olarak kullanılması çok yüksek doğal bir virüs türü olan “Nipah” virüs hem solunum yolu hem yiyeceklerle hem de temas yoluyla bulaşıp çok hızlı yayılmakta hem de yine yarasalardan bulaşmaktadır.

3. Ebolavirüs, Nipah virüs, Kuduz virüsü ve birçok tehlikeli virüsün rezervuarı olan yarasalar geleceğin virüsleri için en riskli kaynaklar olarak değerlendirilir.

Kaynak Yeniçağ: