1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Tülin Erkal Kara'nın “Gitmediğin yer senin değildir” sözü üzerine içinizi ısıtacak bir yazı
Tülin Erkal Kara'nın “Gitmediğin yer senin değildir” sözü üzerine içinizi ısıtacak bir yazı

Tülin Erkal Kara'nın “Gitmediğin yer senin değildir” sözü üzerine içinizi ısıtacak bir yazı

“Gitmediğin yer senin değildir”İlber Şiyak yazdı...

A+A-

“Gitmediğin yer senin değildir!”

Bu sözü bana; T.C.  Üsküp Büyükelçimiz, Sayın Tülin Erkal Kara Hanımefendi söyledi. Ne kadar da anlam yüklü ve doğru bir tespit. Ben; Temmuz 2017 tarihinde TIME BALKAN’da yayınlanan Seyyid Emin ile gerçekleştirdiğimiz mülakatta şöyle bir söz söylemiştim…

“Sizin gitmediğiniz yerlere başkaları gidiyor. Üsküp’te yaşayan Türk Aydınlar ve Türkologlar, Müslüman ve Türk Örf ve Geleneklerine bağlı Türkbaş -Torbeş kardeşlerimizin yaşadıkları köylere gidin. Onları ziyaret edin, yöre insanlarıyla sohbet edin. Kaynaşın ve göreceksiniz ki kazanan Türkiye olacaktır. Zira, sizin gitmediğiniz bu köylere başkaları gidiyorlar. Vakit henüz geç olmadan oralarda yaşayan kardeşlerimize Türkiye Cumhuriyetinin kendilerini sahiplendiğini hissettirin.”

19 Nisan günü Üsküp’e geldiğim gibi doğruca T.C. Üsküp Büyükelçiliğine çıkarak, Sayın Büyükelçimiz ile makamında bir görüşme gerçekleştirdim. Büyükelçimiz Sayın Tülin Erkal Kara Hanımefendiye Üsküp’e davetli olduğum Continental Hotel’de düzenlenen II. Türk Dünyası Sosyal Bilimler Sempozyumuna katılmak için geldiğimi ve bu vesileyle Manisa Valimizin ve Manisa halkının selamlarını iletmek için Makamına geldiğimi söyledim. Sohbetimizin bir anında Büyükelçimiz bana 3 Ekim 2017 tarihinde  Üsküp’te gerçekleştirdiğim Söyleşi etkinliğinde bana, benim doğum yerim olan Mavrovo – Rostuşe Beldesinde bulunan Jirovnisa Köyünü birlikte ziyaret etmek için verdiği sözünü hatırladı.

“Hocam, gelmişken birlikte sizin doğduğunuz köyünüzü ziyaret edelim” dedi. Çok memnun olacağımı söyledim. Müsteşarımız Sayın Murat Sümer’e ziyaret ile ilgili programı yapmasını istedi. 20 Nisan günü Sempozyumun ardından, Cuma Namazını kılmam için Eski Çarşıda ki Murat Paşa Camisine geldim. Namazdan sonra telefonum çaldı. Arayan kişi Büyükelçimizin Asistanı Sayın Tülay İbrahim idi. Tülay Hanım bana ziyaretimizi 23 Nisan günü gerçekleştirebileceğimizi söyledi. Son yıllarda aldığım en güzel müjde buydu.

Hemen köyümdeki akrabalarımı arayarak gelişmeden haberdar ettim. Benim sevincim kendim için değil, bilakis Türkiye’m adına sevinmiştim. 22 Nisan günü Üsküp’ten ayrılarak Jirovnisa Köyüne gittim. Derhal köyün ileri gelenleri ile bir toplantı gerçekleştirdik. Mavrovo – Rostuşe Belediye Başkanı Medat KURTOSKİ ile telefonda görüşerek kendisini ziyaretten haberdar ettim. 23 Nisan günü saat 10.00 da Büyükelçilik Müsteşarı Murat Sümer beni aradı ve saat 12.00 de Üsküp’ten hareket edeceklerini bildirdi. Ben de Büyükelçimizi Mavrovo’da bekleyeceğimi söyledim. Saat 13.00 te Jirovnisa Köyü İlk Öğretim Okulu Müdürü Anes Ahmedi ile Mavrovo’ya geldim ve Büyükelçimizi beklemeye başladım. Saat 14.00 te Büyükelçimiz geldi. Ben Büyükelçimizin makam aracına bindim ve Mavrovo’dan Jirovnisa’ya doğru yol almaya başladık.

Makedonya’nın en uzun (72 km.) Kanyonu olan Rekalar Kanyonundan, Yüce dağların arasından akan Radika Irmağını takip ederek, dar ve kıvrımlı bir yoldan Jirovnisa Köyünün yol ayrımına geldik. Yol ayrımında, Türkiye’ye göç edenlerin uğurlandıkları “Ançe” denilen yerde Büyükelçimize;

Benim yazdığım, çocukluğumu ve Türkiye’ye Göç’ü anlattığım “BİSTRA’NIN KARDELENLERİ” Kitabımın anlatıldığı topraklarda bulunduğunu, Annemin ve Benim 1960 yılında Türkiye’ye göç ederken, Anneannemden, Ablamdan, Teyzemden ve Dayımdan ayrılırken, Annemin feryatlarından sarsılan ormanı ve gözyaşlarının sel olup karıştığı Radika Irmağını anlattım. Buradan yukarıya 2 km. daha ilerleyerek köyüme vardık. Köy Meydanında Büyükelçimiz ile birlikte Makam aracından indik.

Ben; “Sayın Büyükelçim Köyüme hoş geldiniz. Şeref verdiniz.

Bilmenizi isterim ki, şu anda doğduğum ve çocukluğumu yaşadığım bu köyde bir tarih yazılıyor. Jirovnisalı kardeşlerimiz de bu tarihe tanıklık ediyorlar. Siz bu köyü ziyaret etmekle isminizi Türk tarihinin sayfalarına altın harflerle yazdıracaksınız. Neden mi ? Anlatayım;

Bu geldiğiniz köy Osmanlı Döneminin en eski Kaza Merkezlerinden olan  Manastır Vilayetinin Debre-i Bala Sancağının Rekalar Kazası’nın merkeziydi. 1912 yılında burada görev yapan son Kaymakam Cemal Paşa’nın  buradan ayrılmasından sonra buraya gelen ilk Türk Devlet yetkilisi siz oldunuz. Ayrıca, civarda bulunan tüm köylerin ve Jirovnisa Köyününü 2000 yıllık tarihinde burayı ziyaret eden ilk Türkiye Cumhuriyeti Üsküp Büyükelçisi siz oldunuz.. Size minnettarım. Şahsım ve Köyüm adına şükranlarımı sunuyorum. Tekrar hoş geldiniz diyorum.” dedikten sonra, Büyükelçimiz;

“Yıllar sonra bu köye gelmenin mutluluğunu yaşıyorum. Bu köye gelişimin asıl nedeni çok değer verdiğim,  Kıymetli İlber Şiyak Hocamızın, doğduğu, çocukluğunu yaşadığı bu köyü Değerli Hocam ile birlikte gelip ziyaret etmekti. Siz Jirovnisalı kardeşlerim; Sizlere ne mutlu ki, köyünüzde bir İlber Şiyak doğmuş. Bu köyde çocukluğunu yaşamış ve 1960 yılında ailesiyle Türkiye’ye göç etmiş. Yıllar sonra köyünü, anılarını, tarihini, kültürünü yazdığı kitapları ile  Dünyaya tanıtmış bir İlber Şiyak çıkmış bu köyden. Bizler Hocamızla gurur duyuyoruz. İnanın ki ben sizi Hocamın akrabaları olduğunuz için seviyorum ve kıskanıyorum”  diyerek sözlerini tamamladı.

Köylülerin ve Belediye Başkanının hoş geldiniz faslından sonra, Büyükelçimize köyümü gezdirmeye başladım. İlk önce doğduğum evime, sokağıma ve evimin önünde bulunan buz gibi yayla suyu akan çeşmemize götürdüm. Birlikte su içtik. Köyümde bulunan Osmanlı yadigârı Camilerimizi gezdirdim. Camimize abdest alınabilecek bir Şadırvan yaptırması için ricada bulundum ve Din Hizmetleri Müşaviri Murat Alkan’a, Şadırvanın bir an önce yapılması talimatını verdi. Cami İmamına çok sayıda Kuran-ı Kerim Hediye ettikten sonra Köy meydanında buluna bir kahvehaneye girdik. Burada Belediye Başkanı ve köylülerle birlikte kahvelerimizi içerken Beldenin sorunları üzerine sohbet ettikten sonra,

Büyükelçimiz, Belediye Başkanı Medat Kurtoski’nin, Jançe Köyünde bulunan Tutto Hotel de ki yemek davetini, Üsküp’te Tefeyyüz Okulunda ki 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Törenlerine katılması gerektiğinden dolayı yemeğe kalamayacağını söyleyerek ve Başkana teşekkür ederek Köyden ayrıldı. Ertesi günü beni Gostivar’a davet ederek birlikte Gostivar Belediye Başkanı Sayın Arben Taravari ile görüşme gerçekleştirdik vedaha sonra Gostivar Hastanesine giderek TİKA tarafından Çocuk Hastalıkları bölümüne hediye edilen iki adet tam donanımlı Ambulansların teslim törenine katıldıktan sonra akşam saatlerinde, Üsküp Uluslararası Havaalanından Uçağa binerek Türkiye’me döndüm.

Üsküp’te bulunduğum süre içerisinde beni yalnız bırakmayan, İlgilerini esirgemeyen başta Üsküp Büyükelçimiz Sayın Tülin Erkal Kara’ya, Müsteşar Murat Sümer’e, Büyükelçilik Asistanı Tülay İbrahim’e,

Konsolos Vahide Esen’e, Ateşelere ve Büyükelçilik Şoförü Orhan Salih’e, ve tüm Büyükelçilik çalışanlarına, Kardeşim Seyyid Emin’e, Dostum Armen Zarnoski’ye ve Anes Ahmedi’ye, ayrıca Üsküp’e gidiş geliş Uçak biletlerimi temin eden, Çanakkale – Küçükkuyu Belediye Başkanı Sayın  Cengiz Balkan’a en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

İlber Şiyak'ın yazılarının tamamı için mutlaka Timebalkan.com'u ziyaret edin

Önceki ve Sonraki Haberler