1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Makedonya'da FETÖ Çöküyor mu?
Makedonya'da FETÖ Çöküyor mu?

Makedonya'da FETÖ Çöküyor mu?

Son günlerde Üsküp Büyükelçisi Tülin Erkal Kara’nın Maarif Vakfı’nın açılışında yaptığı konuşma sonrası Makedonya’da yuvalanan Fetöcülerde ve onlarla iltisaklı bazı çevrelerde ciddi bir panik havası sezilmeye başlandı.

A+A-

Büyükelçi Kara Kalkandelen’deki konuşmasında ne demişti hatırlayalım:

 “Gelin hep birlikte çocuklarımızı bu okullara kaydettirelim. Yarın öbür gün anne babalar olarak çocuklarınızın birer terörist yetişmesini istemiyorsanız gelin bu okullara verelim. Gelin sözde değil özde mücadelemizi yapalım.” diyerek Hain yapıya bağlantısıyla bilinen bir koleji hedef almıştı. 

Bu sözlerle esasen Makedonya’da Türkiye’nin ve Makedonya’nın ortak değeri olan değerli bir şairimizin ismini kullanan bir oluşumun gizli gündemlerine dikkat çekmişti. Bu yapının eğitimi araç olarak kullanıp gencecik çocukların beynini yıkadığını, gerektiğinde Türkiye’nin adını kullanarak insanları kandırdığını, kendi ideolojisini yaymaya çalıştığını vurgulamıştı. Çünkü Türkiye’de aynı yapı eğitim ve ticari kurumlarını kullanarak yapılanmış; iyi ve çağdaş bir eğitim verileceği vaadine kanarak kendilerine emanet edilen çocukların beynine yavaş yavaş kendi ideolojilerini empoze etmişler ve o çocukları kullanarak devletin belirli mekanizmalarını ele geçirmişlerdi. 15 Temmuz darbe girişiminde bu yapının eğitim kurumlarından yetişip de devlet içinde mevzilenen mensupları hiç düşünmeden halka silah sıkmış, Türkiye’nin Cumhurbaşkanına suikast düzenlemiş,  Türkiye Millet Meclisini bombalamış, seçilmiş meşru hükümeti bürokrasideki gücü ve silah zoruyla ele geçirmeye kalkışmıştı. Devlet ve millet el ele verdi ve Türkiye’de bu yapı büyük oranda tasfiye edildi. Ama maalesef aynı yapı başka ülkelere eğitim ve ticaret vasıtasıyla iltica edip buralarda ciddi bir yapılanma içerisine girdiler. Büyükelçi Kara; açık bir şekilde, dostluğun bir gereği olarak Makedonya vatandaşlarını ikaz etmiş, çocuklarını bu yapının kötü emellerinden uzak tutmalarını istemişti. Ama birden bu yapıya sempati duyan veya Türkiye’nin lehine olmayan bazı çevreler harekete geçti, büyükelçinin sözlerini çarpıtarak bambaşka bir mahiyete büründürdü.

Kalkandelen şehrindeki temasları sırasında Büyükelçi Kara’nın bir başka vurguladığı husus da şu olmuştu: “Fetö, Makedonya’da ortak değerimiz olan Değerli Bir şairimizi , Arnavutluk’ta Eski Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın, Kosova’da ise milli şairimiz Mehmet Akif’in ismini kullanıyor. Biz Büyükelçilik olarak Şarimizin ismini bu hain yapının daha fazla kirletmesine müsaade etmeyeceğiz, dava açacağız. Maarif yetkilileri Kosova ve Arnavutluk’ta dava açmalı. Hatta bizzat ben Turgut Özal’ın çocuklarını arayıp babalarının ismini bu yapının daha fazla kirletmesine müsaade etmemelerini isteyeceğim.” şeklinde konuşmuştu.

Büyükelçi Kara’nın Makedonya’daki icraatlarını bilenlerin malumudur. Kararlı ve hızlı hareket eder. Soyadı gibi gözü karadır. İşte ne olduysa bundan sonra oldu. Birden bazı çevreler çok daha yoğun bir şekilde saldırıya geçtiler. Bu mahut yapıyı yakından tanıyanlar bilirler ki tekrar sahneleye koymaya çalıştıkları bu onların tiyatro kendileriyle mücadele edenleri yıpratmak, yıldırmak için sürdürdükleri klasik taktikleridir. Aslında bu yapılanların sebebi bellidir: 

Makedonya’daki Türkiye kurumları büyükelçinin koordinasyonda Fetö’yle mücadele noktasında son 6-7 ayda ciddi bir ivme kazandı. Özellikle son 8 ayda atanan bürokratlar uyumlu ve koordineli çalışıyorlar. Bu uyum neticesinde Türkiye kurumları ciddi bir mücadeleyi başlattı. Hemen her platformda Türkiye’nin kararlılığı ve Fetö’nün dost ve kardeş ülke Makedonya’ya verebileceği zararlar anlatıldı. Bazı kurumlardan Fetö’yle iltisakı tespit edilen şahıslar süratle uzaklaştırıldı. Birkaç aydır Fetö’yle büyük bir kararlılıkla mücadele eden Büyükelçi ve bazı Türk kurumlarının müdürlerine karşı aynı yapı sistematik bir şekilde sosyal medya ve bazı haber siteleri üzerinden saldırıya geçtiler. Önce mücadele edenlere Fetöcü yaftası vurmaya kalkıştılar. Bu tutmayınca bu sefer başka bir aşamaya geçtiler. Kısa süre önce rantları kesilen bazı menfaat şebekelerinin de perde arkasından dâhil olduğu bu karalama kampanyaları şiddetini arttırarak devam etti. Üsküp ve Gostivar’daki cafelerde yaptıkları dedikodularla yetinmediler; Türkiye’de kendilerinin Makedonya’da çevirdikleri dolapları bilmeyenlere düzmece mektuplar yazdılar. Türkiye kurum ve kuruluşlarını, onlarla mücadele eden yetkilileri yıpratmaya kalkıştılar.

Fetöcülerin son yıllarda Türkiye’de yaptıkları karalama kampanyalarını bilenlere bu anlattıklarımız yabancı gelmeyecektir. Biliyoruz ki bunlar onların son çırpınışları. Tünelin ucundaki ışık görünmüştür. Türkiye kurum ve kuruluşlarıyla çok kararlıdır. Makedonya Başbakanı Zaev de bu yapıyı 21 Aralık Türkçe Bayramı’nda terörist ilan etti. Cumhurbaşkanı İvanov’un bu yapıya bakışı zaten belli. Türk partileri de Türkiye’nin kararlılığıyla paralel bir tavır sergiliyorlar. Makedonya kamuoyu da bu yapının zararlarını 15 Temmuz sonrasında idrak etti. Yazının sonunda başlıktaki soruyu biz cevaplayalım: Makedonya’da hain Fetö terör örgütü son demlerini yaşıyor.

Önceki ve Sonraki Haberler